Geçmişte, yeni bir icadın yarattığı değişimin, gündelik hayata yansıması için yüzyıllar gibi uzun sürelerin geçmesi gerekirdi. Zamanla, teknolojik yeniliklerin giderek arttığını ve kendisinden sonra gelecek yeniliğin ortaya çıkma süresini giderek kısalttığını gözlemledik. Yazının bulunması, matbaanın bulunmasını hızlandırdı. Pusulanın bulunması, keşifleri tetiklerken mikroskobun bulunmasıyla bilimsel çalışmaların sayısı giderek arttı.

Ardından buharlı makineler, elektrik ve ampul gibi icatlar geldi. Bu yeniliklerle üretim çeşitliliğimiz ve yaşam kalitemiz yükseldi. Sonrasında ise telefon, radyo, televizyon ile iletişim teknolojileri hız kazandı. Ancak, bilgisayar, internet ve cep telefonlarının gelmesi ile birlikte alışkanlıklarımız, ihtiyaçlarımız ve hayattan beklentilerimiz topyekûn bir dönüşüme uğradı.

Bu dönüşüm, durmadan kendini yenilemeye devam ederken tüketiciler olarak bizler de bu teknolojileri kullanarak daha çok bilginin depolanmasına ve işlenmesine katkıda bulunuyoruz. Tercihlerimiz, alışkanlıklarımız, yaşam tarzımız hakkında bilgiler vererek dijitalleşen teknolojinin giderek daha da akıllı bir forma bürünmesine yardımcı oluyoruz. Ve bu döngü, her geçen gün kendini daha çok besleyerek ve daha hızlı bir şekilde ilerlemeye devam ediyor. Cep telefonları akıllı telefonlara, evlerimiz akıllı evlere dönüşüyor. Kullandığımız bilgisayarlar, her yeni sürümde bir önceki sürüme göre çok daha yüksek depolama ve işlemci kapasitesine sahip olarak karşımıza çıkıyor. Bugün kullandığımız akıllı saatlerdeki işlemci kapasitesi, 1990’lardaki gelişmiş bilgisayar işlemcilerinin çok daha üzerinde bir kapasiteye sahip durumda.

Dijitalleşen teknoloji ile birlikte günümüzde artık arttırılmış gerçeklikten, nano ve biyoteknolojiden, nesnelerin internetinden, blok zincirinden, büyük veriden ve en çok da yapay zekâdan bahsediyoruz. Bugün yenilenen algoritmalar ve arayüzler sayesinde bilgi, gıda, giyim, eğlence gibi birçok alana olan erişimimiz çok daha hızlı ve kolay bir şekilde gerçekleşebiliyor. Dijitalleşen teknoloji ile birlikte alışkanlıklarımız dijitalleşti, ihtiyaçlarımız dijitalleşti. Peki, ekonomi neden dijitalleşmesin? Tabii ki yeni dünya düzeni ile birlikte ekonomi de dijitalleşti. Yeni dönem ekonomi artık daha teknoloji ve müşteri odaklı bir hal aldı. Yeni ekonomi tüketici hakkında daha fazla bilgiye ihtiyaç duyuyor. Dolayısıyla yenidünya düzeni de standartlaşmanın aksine her şeyin giderek daha kişiselleştirildiği bir dünyaya doğru ilerliyor. Kişiye özel eğitim, kişiye özel spor, kişiye özel seyahat, kişiye özel yatırım… İşler tüketici tarafında cazip bir şekilde kolaylaşırken ekonomi tarafında veriler artarak yenilendiği için bu döngü, kendini sürekli güncelleyebiliyor. Peki, neden teknoloji ve müşteri odaklılık?

Amazon ve Netflix

Ekonomilerde, özellikle değişken pazarlarda rekabetin de etkisiyle şirketlerin karlılıklarında daralmalar olabiliyor. Bu noktada yenilikçi iş modellerinin geliştirilmesi, şirketlere yeni fırsatların kapısını açarken rakiplere karşı da avantaj sağlamış oluyor. Günümüz dünyasında ise yenilikçi iş modelleri, teknoloji odaklı ve tüketiciye daha yakın olmaktan geçiyor. Bugün başarılı şirketlere baktığımızda, başarının sırrının, teknoloji tabanlı elde edilen tüketici verilerinin, doğru analiz ile elde edildiğini görüyoruz. Başarılı örneklere baktığımızda ise iki dev şirket, Amazon ve Netflix oldukça dikkat çekiyor.

Amazon, her ne kadar öncelikli e-ticaret sitesi olsa da ülkemize de gelen Amazon Prime Video çıkışı ile pazar payının büyük bir çoğunluğuna sahip Netflix için rekabeti ciddi bir şekilde artıracak.

Biz de iki devi, hem daha yakından tanımak hem de avantaj-dezavantajlarıyla karşılaştırarak kullanıcılara tercihlerini kolaylaştıracak bir bakış açısı sunmaya karar verdik. Hadi o zaman devleri sahneye alalım.

Nasıl Başladı-Nasıl Devam ediyor?

Aslında her iki şirket de teknoloji odaklı inovatif iş modellerinin ilk tohumlarını 90’lı yıllarda atmışlar. Takip edenler önceki makalelerden hatırlayacaktır. Amazon, kurucusu Jeff Bezos tarafından 1994 yılında Seattle’da başta kitap satışı amacıyla kurulmuş öncü bir e-ticaret şirketidir. Bugün Amazon’un e-ticaret sitesinde mobilyadan yazılımlara kadar birçok ürün seçeneğine ulaşmak mümkün. Adını, Dünya’nın en büyük nehrinden alıyor.

Netflix ise Amazon’u takip eden yıllarda 1997’de California’da Reed Hastings ve Marc Randolph tarafından kurulmuş ücretli abonelik ile çevrimiçi film ve dizi gibi teknoloji tabanlı medya hizmetleri sunan bir yapım şirketi… Başlangıçta DVD kiralama şirketiyken bu alana taleplerin azalması ile birlikte İngilizce, “internet” anlamına gelen “net” ve “filmler” anlamına gelen “flicks” kelimelerinden türetilerek Netflix adıyla çevrimiçi medya hizmeti sunmaya başlar. 2016 yılında Netflix’in dünyaya açılma kararı ile birlikte hızlı ve başarılı bir başlangıç gerçekleşir.

Değerleri

Bugün Netflix için 2020 yılı itibarıyla açıklanan verilere göre elde edilen gelir değerinin 6.15 milyar dolar olduğunu biliyoruz. Amazon ise 280 milyar doların üzerindeki gelir değerinden güç alıyor. 2020 yılının sonuna doğru Amazon Prime Video için elde edilecek gelir öngörüleri 3.5 milyar doların üzerinde olması yönünde.

Bir değer olarak her iki platformun üye sayısına baktığımızda Netflix’in 193 milyon, Amazon Prime Video’nun ise 155 milyon ücretli abonesi bulunuyor.

Rekabet

İki dev şirket arasındaki rekabet, özellikle kendisini fiyatlarda gösterdi.

Netflix sunduğu temel, standart ve özel üyelik olmak üzere üç abonelik tipi için en az 17.99 TL gibi bir abonelik ücreti alıyor. Amazon Prime Video ise 7.99 TL gibi çok cazip bir abonelik ücreti ile pazara giriş yaptı. Üstelik bu aylık abonelik ücreti, sadece reklamsız dizi ve film izlemeyi değil aynı zamanda gaming özelliği ile Twitch Prime üyeliği ve ücretsiz oyun seçeneklerini, e-ticaret sitesindeki indirimlerden 30 dakika önce haberdar olmayı, Amazon Müzik’ten yararlanmayı ve avantajlı kargo hizmetlerini de kapsıyor.

Aynı zamanda Netflix’in, ülkemizde suistimal edildiğini düşünerek kaldırdığı ücretsiz abonelik uygulamasının aksine Amazon Prime Video’nun, bir ay boyunca ücretsiz deneme üyeliği özelliği bulunuyor. Buna karşılık Netflix’in üyelik avantajı, ilk kez standart aboneliğe geçişte, ilk ay standart paket fiyatına özel abonelik ayrıcalıklarından yararlanma şeklinde sunuluyor.

Özellikleri

Teknoloji devlerinin sahip olduğu özelliklere baktığımızda, her iki üçüncü parti uygulamasında da çevrimiçi ortamda indirip çevrimdışı ortamda izleme özelliği bulunduğunu görüyoruz. Ek olarak, her iki platformda da yapımcılıklarını üstlendikleri dizi ve filmler bulunuyor. Aynı zamanda her iki platformda yer alan ortak dizi ve filmlere ulaşmak da mümkün. Buna karşılık Amazon Prime Video, altyazı, Türkçe dublaj ve sayıca dizi ve film seçenekleri bakımından Netflix’in gerisinde kalıyor. Yeni model algoritmalar ve güncellenen arayüzler sayesinde kullanıcılarından aldığı geri bildirimlerle Netflix, 70 binin üzerinde seçenek sunuyor.

Bu kadar çok tür arasında kaybolmamak için Netflix, kendine ait kodlar da oluşturmuş. Buna göre www.netflifx.com/browse/genre/XXXX linkinden “X” olan bölüme kodu yazıp aradığınız tarzda filme kolayca ulaşabilirsiniz. Netflix Party özelliği ile arkadaşlarınızla aynı diziyi/filmi izlerken sohbet de edebilir, Netflix Roulette özelliği ile istediğiniz tarz özelliklerini kısaca belirterek vakit kaybetmeden dizi/film keyfine geçebilirsiniz. Bir diğer özellik ise ‘Language learning with Netflix’ özelliği olarak karşımıza çıkıyor. Bu özellik ile seçtiğiniz film ve dilde sağ tarafta senaryo akışını, altta hem altyazı hem de Türkçe çevirisini görebiliyor, bilmediğiniz kelimeyi seçip anlamına bakabiliyorsunuz. Bu üç özelliği kullanmak için isimleri Google’da aratıp çıkan uzantıları ekleyerek kullanmaya başlayabiliyorsunuz. Bir diğer öne çıkan özellik ise görüntü kalitesi olarak karşımıza çıkıyor.

Netflix görüntü kalitesini, abonelik tipine ve internet hızına göre otomatik olarak sunarken Amazon Prime Video, bilgisayar üzerinden izlenildiğinde 4K’ya kadar seçme özelliği sunabiliyor.

Amazon Prime Video mu, Netflix mi?

Kısaca özetlersek Amazon Prime Video cazip abonelik ücreti, çoklu üyelik alternatifinin olması ve görüntü kalite seçeneklerinin sunulması bakımından oldukça avantajlı görünüyor. Ancak altyazı ve dizi/film sayısı için biraz daha zamana ihtiyaç olduğu kesin.

Diğer taraftan 70 binin üzerinde tür seçeneği ve birçok kullanışlı özellik sayesinde Netflix, cazibesini koruyor gibi görünse de fiyat-performans açısından yenilikler bir an önce güncellenmeli. Yine de kullanıcılar için her iki uygulama da avantajlı gibi duruyor ama bu durumun uzun sürmeyeceği kesin. Her koşulda rekabetin artmış olmasını olumlu karşılıyor ve kullanıcılar kazansın diyoruz.