Dijital pazarlamada dönüşüm nasıl yaşanıyor?

Yakın geçmişte, teknoloji dünyasında yaşanan dijital gelişmelerden sonra bugün artık dijitalden bağımsız bir dünya düşünmek pek de mümkün değil. Gündelik hayatımız içinde yaptığımız, banka işlemlerinden haberleşmeye, alış verişten sosyalleşmeye kadar aklınıza gelebilecek her alanda dijital araçlarla donatılmış durumdayız. Akıllı telefonlar, akıllı evler, akıllı tahtalar ve daha nice akıllı cihazlar… Kısacası üretimde, tüketimde, araştırmada, eğlencede hayatımızın her alanında dijital dünyanın bir parçasını kullanıyoruz. Dolayısıyla her geçen gün daha da dijitalleşen teknoloji dünyasından bağımsız bir pazarlama anlayışının olmasını düşünmek pek olası görünmüyor. Peki, pazarlama anlayışı bu dönüşümü nasıl yaşıyor? Hadi gelin birlikte kısa bir dönüşüm yolculuğuna çıkalım.

YAZI: 2021 Yılında Dijital Pazarlamada Trendler

Öncelikle dijital pazarlama anlayışındaki dönüşümü anlayabilmemiz için dijitalden önceki pazarlama dönemine bir göz atmakta fayda var. Hayatımıza henüz internet, sosyal medya ve diğer dijital platformlar girmeden önce pazarlama süreci, üreticinin sunumu ve tüketicinin satın alımı üzerine gerçekleşmekteydi. Ekonomi, müşteri odaklı değil ürün odaklı olarak ilerlemekteydi. Televizyonda, radyoda, gazete ve broşürlerde karşılaşılan reklamlarda ürün özellikleri cezbedici bir şekilde anlatılır ve tüketicinin ürün özelliklerini olduğu gibi kabul ederek satın alması beklenirdi. İnternet ve sosyal medyanın hızla hayatımıza girmesi ve kitleleri peşinden sürüklemesi ile birlikte pazarlama anlayışı gereği şirketlerin de dijitalde var olma ihtiyacı oluştu.

Ancak dijital dünya, şirketlere kalabalık kitlelere ulaşma imkânı sunarken çift yönlü iletişim özelliği ile tüketicilere de ürün ve marka hakkında geri bildirim imkânı sunuyordu. Hal böyle olunca, marka ya da ürün hakkında kötü deneyimi olan tüketicinin olumsuz geri bildiriminden mevcut ve potansiyel tüm tüketicilerin haberi olmuş oluyordu. Dolayısıyla dijitalleşen dünya ile birlikte pazarlamanın dönüşümü ürün odağından müşteri odağına dönmüş oldu. Bugün, yenilenen pazarlama anlayışı, artık müşteri memnuniyetini önemsiyor ve müşteriyi daha yakından tanımak istiyor. Her geçen gün dijital teknolojide yaşanan gelişmeler ise dijital pazarlama anlayışının dönüşümünde rol oynamaya devam ediyor. Yani, diyebiliriz ki dijital pazarlama anlayışı, müşteri odağında kurgulanmış dijital teknolojilerin kullanıldığı bir pazarlama anlayışıdır. Peki, bu dönüşümde etkili bileşenler neler? Hadi gelin şimdi dijital pazarlama yöntem türlerini biraz daha detaylı olarak inceleyelim.

Fotoğraf: pixabay

Dijital Pazarlamanın Türleri

Web Sitesi

Web sitesi oluşturmak, bir marka için dijital pazarlamada atılması gereken öncelikli adımlar arasında ilk sırada yer alır. Tıpkı bir kartvizit gibi Web sitesi de markanın dijital kimliğini oluşturur. Web sitesinin, hem bilgisayar hem de mobil uyumlu özellikte olması, markanın geniş kitlelere ulaşmasında oldukça etkilidir.

E-Posta pazarlama

Dijital pazarlama yöntemlerinden biri de e-posta pazarlama yöntemidir. Böylece ürün ve hizmetlerde yapılan güncellemelerden, kampanyalardan müşterilerin haberdar olması sağlanır. Ayrıca düzenli bilgilendirmelerle, potansiyel müşterilerin odağı marka üzerinde kalmış olacaktır. Bu sırada marka müşteri ilişkisinin zedelenmemesi için müşterilerden e-mail adres bilgilerinin açık rızaları ile alınmış olmasına, dolayısıyla Kişisel verilerin korunması kanunu(KVKK) yönetmeliklerine uyulduğundan emin olunmalıdır.

Sosyal Medya Pazarlaması

Sosyal medya pazarlaması, bu platformlar üzerinden yapılan her türlü ücretli ve ücretsiz reklam, kampanya ve tanıtım çalışmalarını kapsamaktadır. Bu anlamda içerik pazarlama çalışması da sosyal medya pazarlama çalışmaları ile iç içe geçmiş bir pazarlama yöntemidir. Sosyal medya pazarlama çalışmalarında gözden kaçırılmaması gereken bir konu da ürün ya da hizmet ile uyumlu hedef kitlenin yaygın olarak kullandığı sosyal medya hesaplarının belirlenmiş ve paylaşımların etkin ve kaliteli b ir şekilde yapılmış olması oldukça önemlidir.

YAZI: Dünyanın En Değerli Markaları Açıklandı

Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)

Dijital pazarlama yöntemlerinden biri de arama motoru optimizasyonudur. Buna göre Google gibi yaygın kullanılan arama motorlarında, hedef kitlenin en çok kullandığı anahtar kelimelerle çeşitli içerikler oluşturarak rakiplere karşı bir adım öne geçilebilir. Bu yöntem, geri dönüşü oldukça yüksek yöntemler arasında yer alır.

Arama Motoru Pazarlaması (SEM)

Dijital pazarlama yöntemleri arasında en etkili yöntem olduğunu söyleyebiliriz. Buna göre markanın belirleyeceği reklam bütçesi ile en hızlı şekilde marka bilinirliği hedef kitle ile paylaşılır. Bu pazarlama yöntemlerinin bir diğer ismi ise PPC reklam olarak adlandırılır. Adını Pay Per Click kelimelerinin kısaltmalarından alan bu pazarlama anlayışı, tıklama başına ödemenin yapıldığı pazarlama çalışmasıdır. Bu pazarlama çalışmasında her tıklama için ücret alındığı için hedef kitleye yönelik detaylı bir çalışmanın yapılmış olması marka adına oldukça önemlidir.

Viral Pazarlama

Bu pazarlama anlayışına göre hedef kitlenin zihnine hızla etkide bulunacak, komik ve etkili sloganlarla marka bilinirliği, ürün ya da hizmet tanıtımı yapılmaya çalışılır. Çalışmanın başarılı olması durumunda marka bilinirliği hedef kitlenin zihnine hızlı bir şekilde girip uzun soluklu olarak kendine yer bulur. Başarısız olması durumunda ise istenilenin aksine olumsuz ve tepkisel geri dönüşler gerçekleşebilir. Bu açıdan riskli bir pazarlama yöntemidir.

E-ticaret

E- ticaret sistemi için belki de en sık kullanılan pazarlama türü olduğunu söylesek pek de yanılmış olmayız sanırım. Hem markalar için hem de tüketiciler için zaman ve mekan sorununu ortadan kaldıran bu sistem ile birlikte Web sitenizi, Facebook dolayısıyla Instagram gibi sosyal medya hesapları üzerinden e-ticaret mağazaları oluşturmak oldukça kolay ve etkili. Yakın zamanda WhatsApp uygulamasının da yaptığı açıklama ile artık anında mesajlaşma uygulamasından da e-ticaret, online alış veriş imkanın olacağı duyuruldu. Böylece hiçbir zaman ve mekan sınırlaması olmadan marka hedef ve kitle buluşması gerçekleşebiliyor.

Fotoğraf: unsplash

Dijital Pazarlamanın Geleceği

Dijital pazarlamanın geleceğine geçmeden önce hepimiz için bir daha unutulmayacak anı ve farkındalıklarla geride bıraktığımız, 2020 yılına kısa bir göz atmakta fayda var. 2020 yılının ilk aylarından itibaren hızlı bir şekilde hayatımızı etkisi altına alan pandemi süreci, bize sadece sağlık alanında farkındalıklar değil ekonomi alanında da oldukça yoğun farkındalıklar kazandırdı.

Hepimiz evlerimize kapandıktan sonra dijital dünyanın hayatımıza ne kadar hızlı ve etkili bir şekilde nüfuz ettiğini gözlemledik. Özellikle şehir merkezinde yaşayanlar için alınan önlemler sonrası yemeklerimizi, alış verişimizi, birçoğumuz için çalışma koşullarımızı, eğitimimizi, banka işlemlerimizi, sosyalleşme biçimlerimizi ve hatta eğlence anlayışımızı dijital kanallar üzerinden gerçekleştirdik. Bundan sonraki süreçte umarız ki en kısa sürede pandemi sürecini atlatacağız. Ancak dijital pazarlama anlayışının giderek daha etkili yöntemlerle hem marka hem de tüketiciler için dönüşümünü arttıracağı aşikâr.

Son olarak içinden geçmekte olduğumuz pandemi sürecini kısaca özetlemek ve dijital dönüşümün yakın geleceğini kısaca özetlemek gerekirse özellikle tüketicilerin normal kullanımın çok üzerinde bir dijital kanal kullanımı dolayısıyla tüketim konusunda çok daha bilinçli ve daha zor etkilenen bir konuma geldiğini söyleyebiliriz. Bu sebeple markalar adına gelecekteki dijital pazarlama stratejisinin doğru bir şekilde analiz edilmesi ve oluşturulması oldukça önemli.

Bunun için markaların yardımına yine dijital teknolojiler koşuyor. Yazılım alt yapısının geliştirilmesi ile yüz yüze kanallarla yapılan pazarlama çalışmaları online kanallara aktarılabilir. Yapay zekâ ve yazılım teknolojilerinin bir araya getirilmesi ile marka-müşteri ilişkisini yavaşlatan süreçler bir taraftan hızlandırılırken diğer taraftan da iyileştirilebilir. Böylece yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen bir tarafın satışlarını arttırdığı diğer tarafın da memnun olduğu, yani her iki tarafın da kazandığı bir ortaklık gelişmiş olur. Kısacası dijital dönüşüm başladı ve dönüşerek ilerlemeye devam ediyor. Bu süreçte kazananlar, krizde fırsatları gören ve bunlara karşı hazırlananların olacaktır. Azra Kohen’in Aeden kitabından da belirttiği gibi “Hayat bizi zorladığında aslında gelişime çağırıyordur. Evrende hata yoktur. Vermemiz gereken tepkileri erdemli bir şekilde verebilecek kadar gelişip gelişmediğimizin ölçümünü yapar her kriz”.