1847 yılında Ohio’da doğan Thomas Edison, birçok kişi tarafından ABD’nin en büyük mucidi olarak nitelendiriliyor. Amerikan inovasyonu ve teknolojisinin lideri olarak da kabul edilebilecek Edison, günümüzde kullandığımız birçok modern cihazın temellerini oluşturdu. Aslında Edison olmadan günümüzde kullandığımız elektrik, araç bataryası, film gibi günlük teknolojiler hiç olmayabilirdi. Her ne kadar Edison bunların çoğunu bulmamış olsa da 1.093 patent kaydıyla dünyayı değiştirdiği de kesin. Peki Edison nasıl başarılı oldu? Bu soruyu cevaplamadan önce kısaca Edison’un geçmişine göz atabiliriz.

Kısaca Thomas Edison

Edison birçok alanda çalışmalar gerçekleştirdi. İlk patentini 1869 yılında elektrik oy sayma cihazı ile aldı. Bu cihaza talep olmadığı için Edison, New York şehrine taşınarak çalışmalarına burada devam etti. 12 yaşında geçirdiği kızıl hastalığı nedeniyle bir kulağı hiç duymasa da Edison bu durumdan hiç etkilenmedi. Hatta ilerleyen zamanda yaptığı açıklamalara göre, bir kulağının hiç duymaması ve diğer kulağının da az duyması sayesinde çalışmalarına daha fazla odaklanabildi. Dışarıdan gelen dikkat dağıtıcı uyaranlardan uzak durmayı başarması da belki bu kadar yetenekli bir mucit olmasında rol oynamış olabilir.

Edison’un en büyük başarılarından birisi, 1876 yılında kurulan Menlo Park endüstriyel araştırma laboratuvarı olarak kabul ediliyor. Laboratuvarın kurulmasında Edison’un bulduğu çift yönlü telgraf sisteminin satışından elde edilen para kullanıldı. Daha sonra yetenekli mühendislerin ve bilim insanlarının da çalışmasıyla laboratuvar genişledi ve gelişti. Fonografi de dahil olmak üzere birçok icat bu laboratuvarda gerçekleşti.

Biyografi yazarlarına göre Edison acımasız ve dik başlı bir insandı. Bu nedenle de birçok biyografi yazarı tarafından kendi başarısının kurbanı olduğu ifade edilir. Bilimsel başarılar konusunda her ne kadar üstün bir performans gösterse de, işleriyle ilgili verdiği kararlar sonucunda yeni icatlara ve bilimsel buluşlara odaklanmakta zorlandı. Yine de tüm yaşamını ele aldığımız zaman Thoman Edison en başarılı mucitler ve girişimciler arasında rahatlıkla sayılabilir.

Thomas Edison’a ait ilk patent: Elektrikli oy sayma cihazı

Thomas Edison’un İcatları

Thomas Edison denildiğinde aklımıza ilk ampul geliyor. Ancak ABD’li girişimci ve mucidin yaptıkları bunlarla sınırlı değil. Edison elektronik kalem, konuşan bebekler, demiz madeni ayırma cihazı, dövme tabancası gibi başarılı olmayan icatlara da sahip. Ayrıca fluroskop, tasimetre ve yeninden şarj edilebilir piller gibi girişimleri de bulunuyor. Bunların bazıları başarılı olurken bazıları ise sadece birer deneme olarak tarihte yer alıyor.

‘İmkansız’ Düşüncesinden Kurtulma

“Neredeyse herkes bir fikri o fikrin imkansız göründüğü noktaya kadar geliştirir. Daha sonra ise hevesi kırılır. İşte bu noktada hevesinizin kırılmaması gerekiyor.”

İşte Edison’un benimsediği bu yaklaşım, binlerce patent almasının ana nedenlerinden birisi. Edison tüm icatlarında bir noktaya geldikten sonra daha da ilerisini görmek için çabaladı. Bir işin başladıktan sonra onun bitirmenin imkansız olduğu düşünmek, aslında tamamlanabilecek olan o işin yarım kalmasına neden oluyor. Kararlı olup imkansız bile olsa yolun sonuna kadar ilerlemek Edison’un başarısında önemli bir yer tutuyor.

Önce İhtiyaçlar

Edison’un başarısı ‘önce ihtiyaçlar’ bakış açısına göre icat yapması olabilir. Sigorta çalışanlarını inceleme fırsatı bulan Edison, çalışanların sigorta satmak yerine belgeleri elle kopyalamak ile zaman kaybettiği gördü. Bu sorun karşısında ilk çözümü ise 1873 yılında ortaya çıkan, bir belgenin 5.000 kopyasını yapabilen Edison Elektrik Kalem ve Baskı oldu. Daha sonra bu icadı geliştirerek Edison Mimeograf Makinası’nı icat etti. Müşteri ihtiyaçlarını öncelikli olarak düşünen Edison, işe yarayan icatları sayesinde kendisine önemli bir yer kazanabildi.

Farklı Yönlerde Bakabilme

“Başarısız olmadım. Sadece işe yaramayan 1000 yöntem buldum.”

1000 denemenin ardından istediği sonuca ulaşamayan Edison, bu denemeleri asla bir başarısızlık olarak görmedi. Yeni bir şeyin icat etmenin doğasında olduğu gibi denemeleri aslında işe yaramayan yöntemleri seçenekler arasından kaldırmak olarak gördü. Böylece, geriye test edilecek daha az seçenek kalıyor ve başarı şansı artıyordu. Farklı yönlerden bakabilme aynı zamanda çıkmaza girilen noktada yeni fikirlerin geliştirilmesine de imkan tanıyor. Tek bir noktada çakılı kalmak yerine olaylara farklı bir gözle bakmak ve başarısızlıkları bile bir şey öğrenilebilecek durumlar olarak değerlendirmek önemli.

Fikirler Üzerine İnşa Etme

Genelde Edison’un diğer insanların fikrini çaldığı ve bu fikirler üzerine bir şeyler inşa ettiği düşünülür. Ancak bu durum tam olarak böyle değil. Edison hem başkalarının fikri üzerine yeni bir şeyler koymaya hem de diğer insanların kendi fikirleri üzerine bir şeyler koymasına son derece açıktı. Başarının ve yeni icatların ancak bu şekilde gelebileceğine inanıyordu. Fikirlerin üzerine inşa etmek hem Edison’un hem de Amerikan teknoloji gelişmelerinin temel taşını oluşturdu. Burada amaç, daha iyisini elde etmek için takım olarak çalışmak ve farklı fikirleri geliştirmeye odaklanmak.

Görsel: pixabay

Yardım İhtiyacını Kabul Etme

Hepimiz bir aşamada yardıma ihtiyaç duyarız. Önemli olan yardıma ihtiyacımız olduğunu anlayarak başkasından gelen yardımı kabul etmektir. Yaygın bilinen gerçeğin aksine ampulü Thomas Edison bulmadı. Ampulün asıl mucidi Francis Upton. Ancak Edison ampul projesi için beyin fırtınası yapmak üzere bir takım görevlendirdi. Takım bu fikir üzerinde çalışarak günümüzde hayatımızın ayrılmaz parçası olan ampulü buldu.

Tek Başına Düşünmeyi Öğrenme

Edison’un başarısının altında yatan diğer bir nokta ise tek başına kalabilmek ve tek başına düşünebilmek.

“Yalnız kaldığımda en iyi şekilde düşünebiliyorum. En iyi düşüncelerim, sessiz bir odada kilitliyken ortaya çıktı.”

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi kulaklarındaki duyma sorunu da başarılarına katkıda bulunmuş olabilir. Daha az dış uyarana maruz kalan Edison, düşünmek ve fikirlerini üstünde çalışmak için gerekli alana sahip oldu. Bazen tek başına düşünmek en imkansız gibi görünen sorunları bile çözmeye yardımcı olabilir.

Başarısızlıktan Gelen Başarı

Genellikle Edison’un başarılarından söz ederken kimse onun başarısızlıklarından söz etmez. Aslında bu durum birçok başarılı kişi için geçerlidir. Başarıların altında yatan zorlu ve mücadele gerektiren yol göz ardı edilir. Edison’un başarısının altında yatan en önemli şey başarısızlıkları. Bir mucit olarak girişimci kimliğin en önemli aşaması başarısızlıkları kabul etmek ve başarısızlığın da aslında bir tür başarı olduğu anlamak…

Edison’u başarılı bir bilim insanı yapan, hatalarından ders çıkarmasıydı. Öğrendiği bu dersler sayesinde inanılmaz teknolojileri icat etmeyi başardı. Her ne kadar son yıllarında endüstriye ağırlık verse de çoğumuz Edison’u başarılı bir mucit ve girişimci olarak tanımlayacaktır.

Boşa Giden Yatırım Yok

Başarısızlıkların yanı sıra Edison çok pahalı hatalar da yaptı. Diğer tüm girişimcilerin yolundan geçen Edison, bu süreçte maddi kayba uğradı. Kinotoskop patenti bu pahalı hatalardan biri olarak sayılabilir. Edison Film Şirketi adı altında kinotoskop ile film çekmeyi deneyen Edison, rakiplerle mücadele edemediği için şirketi sattı. Boşa giden bir yatırım gibi görünse de günümüzde film sektörüne önemli bir katkıda bulunduğu kesin.
Tüm bunlar düşünüldüğünde Edison’un başarısının altında yatan birçok neden olduğunu görmek mümkün. Ama bunlardan en önemlisi yılmadan çıkılan yola devam etmek. Eğer Edison 999. denemesinde bıraksaydı günümüzde kullandığımız ürünlerin birçoğu hayatımızda olmayabilirdi…