Covid-19 salgınının, günlük yaşamı küresel anlamda etkilemesiyle birlikte hayatımızda pek çok köklü değişiklik yaşandı. Çalışma koşulları ve iş hayatı ise bu değişikliklerden etkilenen bölümler arasında yer alıyor. Virüsün hızla yayılması ve global bir tehdit oluşturması, insanların izole edilmesini mecbur kıldı. Bu gelişmelerle birlikte devletler ve şirketler, uzaktan çalışma modelini hayata geçirdi.

Yıllardır gündemde olan ve büyük şirketler tarafından denenmeye çalışılan bu yöntem, pandeminin hayatımıza girmesiyle birlikte zorunlu olarak uygulandı. Günümüz şartlarına baktığımızda çoğu sektör, işlerini online ortam üzerinden gerçekleştirebildiği için uzaktan çalışma modeli, firmaların büyük zararlar etmesini engelledi diyebiliriz. Hatta araştırmalar, bu farklı metodun çalışanlar üzerinde olumlu etkiler bıraktığını ve verimli çalışmanın önünü açtığını gösteriyor.

Uzaktan Çalışma Uzun Ömürlü Olabilir

Aslına baktığımızda, şirketlerin verimli olabileceğini düşündüğü uzaktan çalışma metodunun uzun ömürlü ve kalıcı olması uzak bir ihtimal değil. Çünkü, dünya çapında büyük girişimleri bulunan dev şirketler, çalışan verimliliğini arttırmak için büyük kaynaklar harcayarak çeşitli projeler gerçekleştiriyor. Uzaktan çalışma yöntemi de araştırılan ve çalışma koşullarına katkısı olduğu düşünülen yöntemlerden bir tanesiydi.

Covid-19, çoğunluğu teknolojik ortamlarda gerçekleştirilen bazı sektörlerde, uzaktan çalışmanın mümkün olabileceğini firmalara gösterdi. Çalışanlardan gelen olumlu yorumlar da bu savı destekledi ve bazı firmalar, pandemiden sonra da bu çalışma tarzının kalıcı olabileceğini açıkladı.

Dünyaca Ünlü Şirketler Bu Yöntemi Tercih Ediyor

Ülkemizin en köklü ve büyük şirketlerinden olan Koç Holding ve Sabancı Holding de uzaktan çalışmanın gelecekte kalıcı olabileceğini belirtiyor. Dünyanın teknoloji ve internet devleri Google, Microsoft, Twitter ve Facebook gibi şirketler de esnek çalışma döneminin daha verimli geçtiğini kamuoyuna duyurmaya devam ediyor.

Geçen yıl yapılan bir araştırmaya göre, 300’ü aşkın şirket sahibinin %74’ü çalışanlarının bir kısmını uzaktan çalışma yöntemine geçireceğini söylüyor. Bunun sebebini, neredeyse şirketlerin %50’sinin uzaktan çalışmanın daha iyi ve verimli olacağını düşünmesine bağlayabiliriz.

Şirket personelleri de yeni normalle birlikte yaşamımıza dahil olan esnek çalışmayı destekliyor. Her gün yolda geçen vaktin azalması, çalışanların işlerine daha iyi odaklanmalarını ve gün içinde daha az yorulmalarını sağlıyor. Ayrıca herkesin istediği ortamda ve istediği zaman aralığında işlerini yapabiliyor olmaları da işlerine bakış açılarını değiştiriyor.

Firmalar açısından bakıldığında ise esnek çalışma, ofis ve yemek gibi masrafları azaltarak gider kalemlerinde rahatlamaya sebep oluyor. Tamamen uzaktan çalışmaya geçilmese de şirketler, haftanın belirli günlerinde ofiste belirli günlerinde ise evden çalışmaya adapte olmuş gibi duruyor.

Fotoğraf: unsplash

Uzaktan Çalışmak Sanıldığı Kadar Verimli Mi?

Her ne kadar çalışanlar ve bazı şirketler uzaktan çalışmanın daha etkili ve verimli olduğunu düşünseler de bazı kesimler bunun tam tersini savunuyor. Sektöre göre değişkenlik gösterse de şirketler, insanların birbirleriyle yüz yüze yaptıkları fikir alışverişlerini önemsiyor ve bunun yaratıcılığa büyük katkısı olduğunu düşünüyorlar.

Her ne kadar insanlar, verilen işleri gece veya sabahın erken saatlerinde bile yaparak verimliliği arttırsa da şirketler bunun ileride olumsuz sonuçlar yaratacağından endişeli durumda. Bu yüzden, tüm bölümlerde olmasa da en azından yaratıcılık, ekip çalışması ve iletişim gerektiren departmanların ofislerde çalışması daha uygun görülüyor.

Aşılanma oranının artması da ofise geçişi hızlandıracak en büyük etkenlerden birisi. Pandeminin teşkil ettiği riskler azaldıkça firmalar birer birer çalışanlarını ofislere çağırmaya başladı. Uzun süredir evden çalışan personellerin ise tekrar ofiste çalışmaya başlaması biraz zaman alabilir. Evde çocuklarıyla vakit geçiren, kendisine zaman ayırabilen ve esnek olarak çalışabilen insanların yoğun iş temposuna adapte olabilmeleri için kademeli bir şekilde ofislere dönüş daha mantıklı bir seçenek olabilir.

Şirketler Zorlukları Göze Alıyor

Ofise geri dönmenin kimi çalışanların korkulu rüyası olduğu su götürmez bir gerçek. Sonuçta kimse konfor alanının dışına çıkarak daha fazla yorulmak ve baskı altında olmak istemez öyle değil mi? Fakat bazı şirketler, ofis hayatının gerekliliğini savunarak çalışanlarının yaşayacağı zorlukları atlatmasına yardımcı olacaklarını dile getiriyorlar.
İlk aşamada işe gidiş günlerinin haftanın belirli günleri ile sınırlı kalacağını açıklayan şirketler, ardından aşama aşama eski çalışma düzenine dönüleceğini belirtti. İnsanların bir yılı aşkın süredir kurdukları düzenleri bozmak hem verimlilik açısından hem de çalışanların psikolojisi açısından oldukça kötü bir etki yaratabilir. Bu yüzden yavaşça ofislere dönmek tüm şirketlerin ilk planda tercih edeceği yöntemlerin başında yer alıyor.
Bunun haricinde şirketler, personellerinin esnek çalışma döneminde gösterdiği verimliliği ve performansı ofis hayatında gösteremeyeceklerinin bir nebze farkındalar. Evden çalışma döneminde insanların her dakika çalışabilmesi, günlük olarak verilen işleri gece geç saatlerde de olsa yapabilmesi ve yol, öğle arası ve yemek saati gibi boşluklara takılmamaları firmalar açısından oldukça olumluydu. Ofis hayatında işlerin tersine döneceğini bilen şirketler, planlarını buna göre hazırlayarak şirketin bu dönemden en az zararla geçebilmesini sağlayacak gibi duruyor.

Neden Ofise Dönüş Planları Yapılıyor?

Mademki verimlilik bu kadar arttı o zaman firmalar neden ofis hayatına dönmek istiyor? Hepinizin aklında bu soru canlandı öyle değil mi? Google ve Amazon gibi çalışanlarını düşünen şirketler bile yüz yüze çalışmaya dönüleceğini açıklayınca sizlere bu sorunun cevabını vermek istedik.

Amazon yetkilileri, ofise dönüş sürecinin başlatıldığını ve sonbahar aylarında uzaktan çalışmanın azaltılacağını açıklamıştı. Birçok çalışanın buna tepkili olduğu ve neden ısrarla bu yönteme geçmek istediği sorulunca da ofis temelli bir çalışma planı oluşturduklarından bahsetti. Ofis içinde insanların bir kültür oluşturmasına değer verdiklerini ve iletişimin aslında yaratıcılığı besleyen en önemli damar olduğunu söyleyen yetkililer, şirketin büyümesi için bunun gerekli olduğundan bahsetti.

Google ise Amazon gibi eylül ayına doğru ofis hayatına geçmeyi planlayan global firmalar arasında yer alıyor. Dünya üzerinde milyonlarca çalışanı bulunan bu şirketler, ofiste çalışmaya geçerek aslında ofisin iş hayatı için bir gereklilik olduğunu vurguluyorlar.

Fotoğraf: unsplash

Şirketler Pek de Haksız Sayılmaz

Şirketlerin bakış açısıyla olayı tekrar değerlendirecek olursak, ofise dönüşün aslında oldukça mantıklı olduğunu görebiliriz. Çünkü ofis, çalışanların tamamen kendilerini işe verebildikleri, dışarıdaki hayattan soyutlanabildikleri ve odaklanabildikleri sınırlı ortamlardan bir tanesidir. Eğer gerekli koşullar oluşturulmazsa, kişiler işlerine yeterince odaklanamayabilir ve elindeki işleri yetiştiremeyebilirler.

Bunun yanında, yazımızın genelinde de bahsettiğimiz gibi yaratıcılık, verimliliğe nazaran şirketleri daha ileri taşıyor. Verimliliğin biraz da olsa düşmesini göze alan şirketler, çalışanlarından gelecek değerli yorumları, grup çalışmalarını, önemli projeleri ve beyin fırtınalarını önemsiyorlar. Ayrıca sosyal açıdan da şirketler, eskiden sahip oldukları iş ortamını, arkadaşlıkları, takım çalışmalarını ve geçirdikleri değerli zamanları özlediklerini belirtiyorlar.

İnsan hayatında büyük bir yer kaplayan çalışma arkadaşlıkları, iş dostlukları ve mesleklerinde geçirdikleri süreler aslında onlar için birer angarya değil tam tersi birer sosyal fırsattır. Pandeminin sona ermesiyle birlikte, ofise dönüş kararı alan şirketlerdeki çalışanlar, işyerini aslında oldukça özlediklerini ve orada zaman zaman keyifli vakitler geçirdiklerini düşüneceklerdir. Bu açıdan bakıldığında şirketlerin iletişim , takım çalışması, yaratıcılık ve sosyallik için ofislere dönüş kararı aldıklarını ve bunun için adımlar attıklarını söyleyebiliriz.